İngilizce Nickler – Türkçe Anlamlarıyla

Love me,cause inside I’m slowly dying call me, don’t you know that my heart is crying?
(Sev beni,çünkü içten içe yavaşça ölüyorum Seslen bana,kalbimin ağladığını bilmiyor musun?)

All the souls that would die just to feel alive But I’ll never let you go If you promised not to fade away
(Tüm ruhlar ölebilir sadece canlı hissedenler Ama asla gitmene izin vermeyeceğim Eğer söz verdiysen solup gitmez)

Here in the darkness I know myself Can’t break free until I let it go Let me go
(Burada karanlık çöktüğünde,kendimi tanıyorum Gitmeme izin verinceye kadar beni özgürce koparamazsın Gitmeme izin ver)

Shoot myself to love you If I loved myself I’d be shooting you
(seni sevmek için kendimi vurdum eğer kendimi sevseydim, seni vururdum)

I’ll need a miracle to help me this time
(bu sefer gerçekten bir mucizeye ihtiyacım olucak)

i have to be with you to live to breathe
(seninle olmak zorundayım yasamak , nefes almak için)

Life.. has betrayed me once again
(hayat.. bana bir kez daha ihanet etti)

Now I know I’ve got to Run away I’ve got to Get away You don’t really want any more from me To make things right
(Şimdi kaçmam gerektiğini biliyorum kurtulmam gerektiğini artık gerçekten benden işleri düzeltmemi istemiyorsun)

Baby Everytime you touch me I become a hero I’ll make you safe No matter where you are And bring you
(bebeğim bana her dokunduğunda bir kahraman olurum seni koruyacağım nerede olduğun önemli değil seni getireceğim)