Ebru Güzel: Etraf rahatsız oldu

Ebru GüzelEbru Güzel, “Marka kıyafetler, onları satın alan biçimsiz kadınlara değil, güzel bir vücuda yakışıyor” diyor.

Yeditepe Üniversitesi’nde bir yandan doktora yapıp diğer yandan iletişim dersi veren model Ebru Güzel, “Marka kıyafetler, onları satın alan biçimsiz kadınlara değil, güzel bir vücuda yakışıyor” diyor.

Ebru Güzel, evlilik için ise şunları söyledi: “Beyaz atlı prens yok, güven veren ve sözüyle değil işiyle sahip çıkan bir erkeğe rastlayamadım hiç. Dünyanın en rahat adamı sevmeyi bilen adamdır. Etraf rahatsız dolu.”

Yeditepe Üniversitesi’nde bir yandan doktora yapıp diğer yandan iletişim dersi veren tescilli güzel Ebru Güzel, Hafta Sonu dergisine tartışılacak açıklamalarda bulundu: “Marka kıyafetler, onları satın alan biçimsiz kadınlara değil, güzel bir vücuda yakışıyor. Daha üzücü olan ise bazı modellerin kıskançlık denen hastalık yüzünden saçmalamaları.”

Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora yaptığınız için mi uzun süredir ortalarda gözükmüyorsunuz?

– Doktora yapmak çok meşakkatli bir iş. Bu kararı bireyin kendi arzusuyla alıyor olmasının getirdiği sorumluluk duygusu, sizi gönüllü olarak hayattan ve kişilerden uzaklaştırıyor.

Fashion TV’de yöneticilik yaptığınızı da biliyorduk. Devam ediyor musunuz?

– Doktora yapma kararı aldıktan sonra görevimi proje bazında sürdürme kararı aldım. Artık yalnızca yılın iki ayı Moda Ödülleri gecesi organizasyonunun başında görev alıyorum.

Yeditepe Üniversitesi’nin lisans öğrencilerine iletişim dersi veriyorsunuz. Türkiye’de ilk kez bir manken, öğretim görevlisi olarak anılıyor.

– Azim, istek ve eğitimle oldu. Marmara Üniversitesi’nde İletişim Ana Bilim Dalı’ndan aldığım yüksek lisans diplomam ve ideallerim doğrultusunda öğretim görevlisi olmak için Yeditepe Üniversitesi’ne başvurdum. Bu ikinci yılım ve Allah izin verirse eğitim kurumunda yaşlanacağım.

Modellik mesleğini bugüne kadar skandalsız sürdürdünüz. Hiç model olduğunuz için haksız yere eleştirildiniz mi?

– İnsanların laflarına değil, önüme bakmaya çalışıyorum. Bu yıl sınavları geçtikten sonra tezim de kabul görürse, doktor olacağım. İnsan bilimi eğitimi alıyorum, ileride bu konuda kitap yazabilir, program yapabilir ya da sosyal danışmanlık hizmeti verebilirim. Kimse “Bu neden konuşuyor?” diyemez, çünkü işim bu olacak! Türkiye’de insanlar eleştirmiyor, darağacında sallandırıyor! Bize okulda ilk öğretilen şey önyargıdan uzak yaklaşımdır. Önyargı, kişiyi gerçekten alıkoyan bir ruh tembelliği. Yıllarca neden eleştirildim biliyor musunuz; çünkü uzun boyluyum, proporsiyonum orantılı, zayıfım vs… Marka kıyafetler, onları satın alan biçimsiz kadınlara değil, güzel bir vücuda yakışıyor. Kıskançlık ve cinsel dürtülerin bastırılmasıyla doğan fanteziler yüzünden bu meslek aşağı çekiliyor. Daha üzücü olan ise bazı modellerin kıskançlık denen hastalık yüzünden saçmalamaları. Hadi çirkin kadının kıskanması için mazereti var, güzel kadın neden ötekini kıskanır, anlayamıyorum!

Okullu manken arkadaşlarınızla da böyle felsefe yapabiliyor musunuz?

– Yeditepe’de okuyan Aysun (Kayacı) var, derslerden görüşemiyoruz, kopalı çok oldu. Ünlüsü çok olan bir okul bizimkisi. Nihan Akkuş var bir de… Evvelki yıl mezun oldu, nadir görebiliyorum. Derin mevzulara sınıf arkadaşlarımla giriyorum.

Aysun Kayacı sizin dersinize hiç girdi mi?

– Hayır, Aysun dersimi almadı, biraz ilginç olur tabii ama isterse alabilir.

Podyumları nasıl buluyorsunuz?

– Benim başladığım yıllarda top modellerin yeni başlayanlara tahammülü yoktu. Bizim jenerasyonun daha eğitimli olmasından yenilere anlayışlı davrandık. Yeniler içinde en takdir ettiğim iki manken Hande Subaşı ve Tuğçe Güder. Fakat bazıları var ki ‘bencilistan’ diye bir ülke olsa asıl oranın kraliçesi olurlar.

Bir açıklamanız oldu “Dayak da yedim, ihanete de uğradım” diye…

– Bir sohbet sırasında şiddetten bahsediyordum, “Bağırmak da şiddete giriyor” dedim. Eşimize, annemize bile gün geliyor bağırabiliyoruz. İnanın entelektüel kesim kadınlar için de geçerli bu, hatta kendimden örnek verdim. Sonra aldatılma mevzusuna girdik, “Mutlaka yaşamışımdır” dedim. Uzaydan gelmiş bir süs bebeği miyim ki, bu üzüntülerden bihaber yaşayayım?

Etraf rahatsız dolu!

Modelliği bıraktınız mı?

– Hayır, bırakmış değilim. Hayatım boyunca hiç kimse için işimi bırakmadım, bir tek evlilik kararı alacağım insanla bunu yaparım. Çünkü kuracağım aile, işimden önce gelir. Bencilce bir şey için başka şeyden vazgeçmek bağımlı insan modelidir ki, milenyum çağında yaşıyoruz, artık kimse kimseyi 100 metre dahi taşımıyor. Beyaz atlı prens yok, güven veren ve sözüyle değil işiyle sahip çıkan bir erkeğe rastlayamadım hiç. Hep bu sebeple ilişkilerim bitti. “Adam olmayanı, adam olanın hatırı için bırak” demiş Mevlana. Dünyanın en rahat adamı sevmeyi bilen adamdır. Etraf rahatsız dolu! Olmadı mı vardır bir hayır diyorum, evlenmek kısmet ve şans işi… Herkes bir defa yaşıyor ve ben hakkımı bekletiyorum.

Ebru Güzel Fotoğrafları: