Betül Şahin pişman değil

İlan verdiğime pişman değilim

Osman Yağmurdereli ile akıllara “Gizli aşk mı yaşadılar?” sorusunu getiren Betül Şahin, her şeyin yanlış anlaşıldığını ileri sürdü.

Osman Yağmurdereli’nin ölümünün ardından gazeteye verdiği ilan nedeniyle akıllara “Gizli aşk mı yaşadılar?” sorusunu getiren, bu yüzden sanatçının eşi Esin Yağmurdereli ile de ciddi bir gerginlik yaşayan Betül Şahin, her şeyin yanlış anlaşıldığını ileri sürdü. O ilandan hiçbir pişmanlık duymadığını belirten güzel oyuncu, “Esin Hanım keşke beni arasaydı. O da acılı bir insandı. Acısından öyle konuşmuştur” dedi.

Bugüne kadar canlandırdıklarınız arasında en keyif aldığınız karakter hangisiydi?

– “Yılan Hikayesi”ndeki Başak Komiser’i oynarken de keyif aldım, “Beyaz Gelincik”te kötü yenge Gülizar’ı oynarken de…

Neden bunca zamandır tek bir sinema filminde bile rol almadınız?
– Benim çevrem daha fazla televizyonda. Bundan kaynaklanıyor olabilir. Sinemanın ve televizyonun yapımcı ve yönetmeni farklıdır. Hakikaten oynamayı da çok istiyorum.

Özel hayatlarıyla şöhreti bulan insanlar sizin önünüzün kapanmasına neden oluyor mu?
– Özel hayatımla gündemde olmamamın kariyerimi olumsuz etkilediğini düşünmüyorum. Belki de buna inanmak istemiyorum. Bence bir insan başarılıysa, işleriyle kendinden söz ettiriyorsa, o kişi daha iyi projelerde yer alır. Bir de özel hayatıyla çok gündemde olan oyuncular bana hiç inandırıcı gelmiyor.

Gelelim şu olay yaratan ilana.Osman Yağmurdereli’nin ölümünden sonra siz de manşetlere taşındınız.
– Benim için çok üzücü bir olaydı. Hakikaten değer verdiğim bir insandı ve ölümünün ardından onunla birlikte anılmam, onun da bu şekilde anılması beni çok yıprattı.

Oradaki yanlış anlaşılma neydi?
– Bu konular hakkında çok konuşmak istemiyorum ama yanlış anlaşılan şey benim gazeteye verdiğim ölüm ilanıdır.

Ölüm ilanının üstüne biri kalkıp yorum yaptı, ardından biri kalkıp benimle röportaj yapıp onu yayınladı. Bu
röportajın yorumları, karşı tarafın cevabı derken, “eyvah” dedim. Benimle yapılan röportajda “yanlış
anlaşıldım, demek istediğim o değildi” diye verdiğim bir demeç var aslında. Bir de o ilanın hesabını verdim gazeteciye. Ben kimseye hesap vermek zorunda değilim ki. Bütün bu olanlara rağmen verdiğim ölüm ilanı için pişman değilim. Karşı taraf utansın, ben neden utanayım? Yanlış bir şey yapmadım. Sevilen bir insanın ardından bunu ancak o kişinin dostları ve ailesi yapar. Ben de bunu yaptım.

İlanınızda ilişkiniz dostluktan öte gözüküyordu ama…
– Öyle gösterildi, çünkü ancak o şekilde haber değeri taşıyacaktı. Ben Gülben Ergen gibi bir dostu olsaydım sorun çıkmazdı, ama insanlar bunu farklı değerlendirmek istediği için böyle yansıdı.

Osman Bey’in eşi Esin Hanım da zor durumda kaldı…
– Yazık günah değil mi? O da acılı bir insan. Adının bu şekilde anılması ve ayrıca kalkıp talihsiz bir şekilde
karşılık vermesi hoş olmadı. Acılı bir insan o an ne dediğini de bilmiyor olabilir. Fevri davranabilir ya da dolduruşa gelmiş olabilir. Benim de boşluğuma geldi ve kendimi, o insanı, “o insanın arkasından bunları yapmayın” diyerek savundum. Keşke hiç savunmasaydım. Esin Hanım’ın da boşluğuna geldi, bana göre talihsiz açıklamalar yaptı. Kendiyle de çelişkiye düştü. Önce “Tanımıyorum” dedi, sonra benim hakkımda bilgiler verdi. Gerçi bu sözleri acısına verdim ve hiç kızmadım.

Bu konu hakkında karşılıklı konuşma imkanı buldunuz mu Esin Hanım’la peki?
– Hayır, konuşmadık. isteseydi beni arardı, konuşurduk. Gerek duymadı ki konuşmadı. Bunların üzerine de yapacak çok fazla bir şey yoktu. Keşke basına konuşmadan önce kendi aramızda konuşabilseydik, bütün bunlar olmazdı.

Osman Bey ile nasıl bir ilişkiniz vardı?
– O röportajda da söylemiştim, “Osman Bey ile çok özel bir ilişkim vardı. Ben onunla her şeyimi paylaşırdım, danışırdım” demiştim. Bunun sadece duygusal boyutuna baktılar. Bir insan ağabeyiyle de duygusal bir ilişkiye girebilir, baba gibi gördüğü bir insanla da… Duygu sadece iki sevgilinin arasında olmaz. Bu böyle değil midir, sadece ben mi böyle bakıyorum ilişkilere? Aslında hep kendimi karşımdaki insanın yerine koyarım. Sebeplerini anlamaya çalışırım. Gazetecilerin bu şekilde haber yapmasını da “onların işi” diye nitelendiriyorum. Kimseye değil, dönüp dolaşıp kendime kızıyorum.

Osman Bey’in ölümünün ardından alacaklılar ortaya çıkmaya başladı. Bu kadar borcu var mıydı?
– Borç bırakmayı sevmeyen bir insan olduğunu biliyorum. Duyunca çok şaşırdım. Zaten çok uzun zamandır onunla çalışmıyordum. Kimseye borcu yok diye biliyordum. Belki hastalığından dolayı birikmiştir. Dizinin bir bölümünü zaten 400 bin YTL’ye çekiyorlar. Bu kadarsa az bile… Sağlığı iyi olsaydı, kesinlikle öderdi. Zaten kriz dönemindeyiz.

Diziler yayından kaldırılırken, oyunculuktan çok para kazanmanız beklenemez. Ek bir iş yapmayı planlıyor musunuz?
– Hayat sadece oyunculukla gitmiyor. Oyuncuysanız ek bir iş yapmanız kaçınılmaz. İş olsa da yeni projelere başlamadan önce yüzümü dinlendirmek istiyorum. Bunları yaparken de kendimi geçindirmem lazım. Mesela Asya yakasında güzel bir kafe açabilirim.

Betül Şahin Fotoğrafları: